Salı

(..)

şimdi sen soruyorsun
ne zaman
hangi zaman
nasıl

bilmiyorum, Allah'ın belamı versin ki bilmiyorum. Ne zaman - unutsam adını yüzüme çarpıyor bu şehir, oturuyor içimin orta yerine başlıyor anlatmaya seni, içinde ben geçmeden.
şimdi sen,
sorma
bu şehir o kadar pisliğe batmamışken, içim o kadar acımamışken sorma.

herşeye rağmen seni yazmak
ne eksik ne fazla..

Cumartesi

ey tanrı

bu defa olmama ihtimalin üzeriden değil olabiliten üzerinden konuşuyorum. Sen de farketmişsindir kıvranışlarımı, sanki kendimi yeniden doğuruyor gibiyim. İçimden yeni bir ben çıkarmak nasıl geliyor sana bilmiyorum ama senin yarattığından pek memnun değil buradakiler. Şikayetçiler benden dolayısıyla senden. Ben de düşündüm toplaştım ve ha gayret bismillah diyerekten tekrar denemeye ezberlediklerimi bir köşeye fırlatıp baştan yazmaya karar verdim.

önce,

sokağın herhaline alışan olmak yerine hafif sol biraz geri az ileri diyerek yıktım duvarları. Geçtim içinden teker teker tükürdüklerimin sardıklarımın ve sevdiklerimin.Az biraz önce farkettim tükürdüklerimin sevdiklerime oranla fazla olduğunu, yasal acılarım kuyruk sokumum ve cinsini siktklerim. Üç ana başlıkta ve kendi içlerinde ikişer üçer ayırdıklarımla beraber elime kalan bir iki güzellik dışında bom bok yapayalnız bıraktın beni. Kabul et, sende mutlu değilsin bu orospu ruhlu kulundan, bir yerlerde birşeyleri eksik yaptığının farkındasın ama konduramıyorsun asaletine. İçten içe "senin hiç suçun yok mu" diyorsun duyuyorum.. kuşkusuz sütten çıkma değilim ama hangimiz öyleki? Tek başıma kurmadım bu oyunu, bir tuğla da onlar koydu, yalnız değildim bu oyunda birileri bir yerlerde bana benzedi ve zamanla inkar etti. Tıpkı benim seni en başından inkar ettiğim gibi...

sonra,

vazgeçtim sokaktan, ışıklı bir cadde seçtim kendime adına istanbul dedikleri. Sabahlarımı topladım birer ikişer, soktum bir zaman makinasına yolladım geçmişin en dibine bir daha gün yüzüne çıkmasın diye. Üstümden-altımdan geçen adamları topladım üçer-beşer soktum kıyma makinasına böldüm en küçük parçalarına bir daha birleşmemeleri temennisiyle. Tek kullanımlık doğurdum kendimi, tek seferde yaşadım acıları ve mutlulukları. Son kullanma tarihim geçmeden iade edileyim diye..

yine..yeniden

Pazartesi

aldatan hatunlar 2

"Ekim ayında tam 1 sene olacak eşimi aldatmaya başlayalı. Bu zaman süresince ayda en az bir iki kez onu aldattım. Ama bu konuda istikrarlıyım çünkü hep aynı kişi. Tek problem o kişinin arkadaşımız olması. Ama cinsel anlamda o kadar mükemmel anlaşıyoruz ki, gözümüz başka bir şey görmüyor. Onun eşi de benim eşim de acayip kıskanç, şunu çok iyi öğrendim ki isteyince her şey oluyor, eşinizle günde en az 15 kere telefonla konuşsanız bile isteyince ayarlayabiliyorsunuz."


biri bana mükemmel cinselliği anlatsın lan yada ne kullandığını söylesin yazık moruk yaşımız geçiyo amuaagoiimm

Perşembe

içime çakılı, hoyrat

melodram bir çığlık, bencil bir ruh, sahipleniyorum ne varsa arta kalan yarım yamalı kelimeleri, cebimde birikiriyorum delik olup boşaldığımı bile bile. Garip bir hüzün ya da utanç tanımsız duygu çöküyor kapımın eşiğine, üstüne yağar oluyorum korunuyorsun hareketsiz sessiz yeşil bir şemsiyeyle. Nasıl şiddetle dökülüyorsam üzerine o denli yumuşak inişler yapıyorum korkmayasın acımayasın üzülmeyesin yalnızca gitmeyesin diye. Çıkmaz sokağın dibinde paylaşıyorum parmak uçlarını, sesini, göz kapaklarını acınası halime bakıyorum ve korkuyorum. Hiç olmamaktansa ucundan tutunmak daha az acılı oluyor, koşulsuz kalıyorum ayak bileğinin ucunda-paylaşıyorum parmak uçlarını bileğin hariç, sesini kelimelerin hariç, göz kapaklarını bakışların hariç .. Bense saklanıyorum içinde bir yerler de, en gizinde ..


Salı

sikiim böle memleketi

şu aralar çok sıklıkla telaffuz ettiğim bişi artık, sınırdayız gerçekten insanlığı terk ettiğimiz nokta belki de son çırpınışları. Memleketimin asil kanlı vatandaşı onlarca yıl yanıbaşındaki mazlum halkı teğet geçti, bunu anlamasamda belirli ölçüde kanıksadım mecburdum. Zaman herşeyi çözer umuduyla bekledim-bekledik değişen iyileşen yaraları gördükçe mutlandım-umutlandık.

Gün geçmiyor ki yeni bir yara almasın insanoğlu, yeni bombalar, yeni katliamlar, yeni.. yine ölümler. Bir zamanlar "ama" larım vardı, herşeyin iyiye güzele yol aldığına dair, bu sabah bir kez daha vuruldum bir kez daha kan kaybettiğimin fakına vardım. Hiç bir söz tarif edemez bugünü tıpkı dünü edemediği gibi. Evet belki bir çok insan utandı bu gün, sızladı hatta ama işte ama .. insan olduğunu en az onun kadar herkesin yaşama hakkı olduğunu idrak edemeyen asla bunu hissedemeyecek olan orospu çocukları da vardı. Sadece "Türk" bayrağına yapılmış bir saldırı gibi konuya açıklık getirmeye çalışan piç kuruları. Sizi de tanıyoruz, bitmek bilmeyen zehrinizi sıçıyorsunuz havaya suya, bıkmadan usanmadan inatla ilerliyorsunuz aydınlığı yırtarcasına ama yine ama diyorum, alışmadık size alışmayacağızda. İşte bu noktada sikiyorum böyle memleketin gelmişini geçmişini..

ama..

Cuma

aldatan hatunlar 1

"berrin önce nişanlısı Hasan’ı, Murat’la aldattı. Daha sonra Murat’la nişanlandı. Murat’ı da nişanlıyken Ayhan ile aldattı. Ayhan bir başkasıyla evliydi. Ayhan’dan hamile kaldı ama Murat’la evlendi. Murat, uzun süre çocuğu kendisinin sandı. Ayhan’la ilişkileri devam etti. Murat’ı evliyken de aldattı. Daha sonra boşandılar. Ayhan’ı da Nihat ile aldattı. Şimdi Nihat’la evli. Söylediğine göre, artık aldatmıyor."


ne kullanıyo lan bunlar!?

çogarip

iyi s.kilmemiş kadın sendromu